Levent Evrim
Levent Evrim
Hastalar da bir tuhaf yani..

Gün geçtikçe pek tutar tarafı olmadığı iyice anlaşılıyor bu uygulamanın; ufukta görünen ise koyu bir fiyaskodur. Önceki gün sayılar açıklanınca gördük, bu "ikinci eczacı" diye pazarlanan şeyin hangi zemine oturduğunu. Sanki şimdiden şapa oturdu gibi gözüküyor..!

Türkiye Eczacılar Birliği 2013 yılı itibariye yıllık cirosu 3 milyon lirayı aşan eczaneleri açıkladı geçen gün. Meğer hepi topu 203 eczane varmış cirosu bu rakamı aşan ve bu eczanelerde istihdam edilebilecek ikinci eczacı sayısı da sadece 330 taneymiş.

Önce bu ikinci eczacılık mevzuunun nereden çıktığına bir bakalım. 2012 yılının mayıs ayında çıkarılan 6308 sayılı yasa ile 1953 yılından kalma 6197 sayılı yasanın 5. maddesi değiştirildi. Bu maddenin bir yerinde dendi ki: "Serbest eczanelerde, reçete sayısı ve/veya ciro gibi kriterlere göre belirlenen sayıda ikinci eczacı çalıştırılması zorunludur." Başka bir yerinde de dendi ki: "...ikinci eczacı çalıştırılması ile ilgili usul ve esaslar Türk Eczacıları Birliğinin görüşü alınarak Sağlık Bakanlığınca belirlenir...”

Yasa tamam, şimdi bu yasanın nasıl uygulanacağına aydınlık kazandıracak bir de yönetmelik gerekiyordu ki, o yönetmelik de bu yılın nisan ayında yetişti. Adı,  "Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Yönetmelik." Hangi eczanelerin ikinci eczacı çalıştırma zorunluluğunda olduğu bu yönetmeliğin 16. maddesinde yazıyor. Özetle diyor ki; KDV hariç yıllık üç milyon Türk Lirası ve üzerinde ciro yapan eczanelerde ikinci eczacı çalıştırılması zorunludur. Bu ciroya eklenen her iki milyon Türk Lirası tutarındaki ciro için bir eczacı daha çalıştırılması gerekir. Hemen sonra, bu rakamları kurum ilan eder ama Türk Eczacıları Birliği'nin (TEB) görüşünü de alırım diye de ekliyor.

Şimdi buyurup buradan yakalım. Yasa çıkarılırken bu madde için ne deniyordu? Şöyle deniyordu: "... Bu madde ile hem eczane sınırlamasından kaynaklı olası bir istihdam daralmasının önüne geçmek..." Yani eczaneleri sınırlayacağız ama işte ikinci eczacılık diye bir şey icat ettik, bununla eczacıların işsiz kalmasını önleyeceğiz. İyi de hesap tutmuyor muhteremler. Bu yıl eczacılık fakültelerinin alacağı öğrenci sayısı iki bin! Kalan bin yedi yüz eczacı adayının durumu nedir?

Bu ikinci eczacılık kaç kişiye merhem olacak diye hiç hesap edilmedi mi acaba vaktiyle? Böyle düşünemeyiz. Elbet bir hesap yapıldı! "Demek ki koskoca yasanın, koskoca yönetmeliğin, koskoca maddeleri, 330 kişi için hazırlandı" diye mi düşünmeliyiz acaba? Bu da en azından rasyonel bir düşünce olmaz. Belirtiler giderek ortada bir şaşırtmaca olduğu izlenimini uyandırıyor. Öyle ki, yazının başında lafa girerken söylediğimiz "Ufukta görünen koyu bir fiyaskodur" cümlesi, bir süre sonra pek safça kalabilir. Hep birlikte göreceğiz.    

Konunun bir başka yönü daha var. Yasa çıkarılırken ikinci eczacılık konusu için şöyle  denmişti gerekçesinde "...  ancak daha da önemlisi, eczacı başına düşen hasta sayısını azaltarak, hastaların eczacılık hizmetlerinden daha etkili bir biçimde yararlanmasının sağlanması amaçlanmıştır.”

Bir karar verin muhteremler. Eczane sayısı çok muydu, az mıydı? Eğer çok idi ise ki kısıtlanma gerekçesi oydu, nasıl oluyor da eczacı başına düşen hasta sayısını azaltmak gerekiyordu? Yani hem eczane sayısı gerekenden çok, hem de eczacı başına düşen hasta sayısı çok.. Bayıldım bu mantığa..! 

Eczacı başına düşen hasta sayısını azaltmaktan dem vurmak, eczacılık hizmetlerinin kalitesinden bahsetmek, her şeyden önce on binlerce eczacı teknisyenini, teknikerini yok saymaktır ki, bu büyük haksızlıktır. Reel pratiğin ne olduğu hakkında laf üretmeyeceğim. Çünkü o zaman şunu da sormak gerekecek: O milyonlarca lira ciro yapan eczanelerde bugüne kadar, hatta şu an, hastalar eczacılık hizmetlerinden etkin biçimde yararlanamıyorlar mı? Eğer öyleyse bu hastalar da bir tuhaf yani.. Hem iyi hizmet alamıyorlar ama ille de o eczaneye gideceğiz diye tutturuyorlar..